İşten daha yeni geldim, teknolojiden biraz olsun uzak kalayım. Geceyi kitap okuyarak geçireyim derken bir de gördüm ki Başbakan Erdoğan Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nu birbirine katmış.. Bu ülkede sessiz sakin bir hafta geçirmek mümkün mü?

İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile birlikte katıldığı bir panelde İsrail’in Filistin’e yönelik politikalarına sinirlenen Erdoğan, “Davos benim için bitmiştir” diyerek paneli terketmiş..

Ayrıntılar aşağıda, benim merak ettiğim bundan sonra neler olacağı.. Tam bir satranç oyunu izliyoruz sanki, Erdoğan her ne kadar ayakları üzerinde durabilen bir lider imajı çizmeye çalışsa da çok ciddi bir tuzağa düşmüş gibi görünüyor.

Ülkelerin Türkiye’ye bakışının çok değişeceğini sanmıyorum ama ABD ve İsrail’in desteklediği bir hükümet olan AKP’nin geleceği bir şekilde etkilenecektir.

Daha birkaç gün önce diplomaside üslup meselesinden bahsetmiştim. Sıradan bir toplantı değil bu, sinirlenmek, sinire hakim olamamak, gerçekten enteresan…

Şöyle de birşey var, Erdoğan’ın sinirlendiği hususun Peres’ten ziyade, panelin yöneticisinin Erdoğan’a söz vermemiş olması olduğu konuşuluyor. Erdoğan’ın zaten Filistin konusunda ne kadar hassas olduğu ortada; bir de derdini anlatamayınca iyice küplere bindi anlaşılan..

Her ne olursa olsun 2009 Davos’un gerek kriz nedeniyle sunulan menülerdeki değişiklik, gerek Erdoğan’ın çıkışıyla ratinginin her zamankinden daha fazla olacağı kesin..

GAZZE AÇIK BİR HAPİSHANE
Gazze’nin tecrit edilmiş, açık bir hapishane haline getirildiğini söyleyen Erdoğan, İsrail’in ablukayı kaldırması gerektiğini vurguladı. Önce bir insan sonra bir başbakan olarak konuştuğunu dile getiren Erdoğan, “Gazze’ye bir sandık domates sokmak İsrail’in iznine bağlıdır” dedi.

Ramallah kapısında Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı olarak yarım saat bekletildiğini söyleyen Erdoğan, Peres’ten bunun izahını istedi. İsrail’in Filistin tarafından roketler atıldığını açıkladığını söyleyen Erdoğan, “Atılan füzelerden ölen var mı? Bu nasıl bir füzedir ki ölen yok. Ama bu süre içinde çok sayıda Gazzeli öldü” diye konuştu.

Antisemitizmi ve İslama yönelik fobiyi insanlık suçu olarak gördüğünü belirten Erdoğan, Türkiye’nin Ortadoğu’da barışın egemen olmasını istediğini vurguladı.

BİZ HAMAS’IN ELİNDEKİ ESİR ASKERİ KURTARABİLİRİZ, DEDİM
İsrail Başbakanı Olmert ile yapılan görüşmeler hakkında bilgi veren Erdoğan, “Ben Sayın Olmert’e şunu söyledim. Dışişleri bakanı ve özel temsilciler yanımızda. Biz Hamas’ın elindeki esir askeri kurtarabiliriz. Madem demokrasiden yanayız, halkın iradesiyle seçilmiş olanları saygıyla karşılamak zorundayız. Bu hükümetin bakanları milletvekilleri sizin elinizde esir. Bunları serbest bırakın dedik. Olmert, ‘Bunları serbest bırakırsak Mahmut Abbas kriz geçirir’ dedi” diye konuştu.

Erdoğan Hamas’ın katılmadığı barış görüşmelerinin başarıya ulaşmayacağını belirterek “Hamas seçilmiş parti. Sadece El Fetih’le masaya oturarak barışı getiremezsiniz” dedi.

ŞİMON PERES: ATEŞKESİ HAMAS BOZDU

Şimon Peres ise panelde yaptığı konuşmada Erdoğan’a yanıt verdi: “Biz hiçbir zaman ateşkese başlayamadık. Filistinliler ateşkesi kendileri bozdu. Erdoğan’la Olmert görüşmesi olduğunda operasyon kararı verilmemişti. Biz 15 bin İsrailli yerleşimciyi Gazze’den dışarı çıkardık. Bunu yapmamıza rağmen neden roket atıyorlar.

Gazze’ye yönelik geçişler açıktı. Abluka yoktu. 20 milyon dolar yatırım yaptık. Onlar neden geçiş noktalarını bombaladılar. Biz Gazze’den çekilmiştik. Yakıt, içme suyu gönderiyorduk. Sadece İran’dan gelen roketleri almalarına izin vermedik. Tünelleri bunun için yaptılar.

HAMAS ROKET ATMADAN ÖNCE GAZZE’DE AÇLIK YOKTU
Hamas roket atmadan önce Gazze’de açlık yoktu. Bana kimse bu saldırının nedeni konusunda soru soramaz. Mısır’la Ürdün’le barış yaptık. Biz Filistinle’de barış istiyoruz. Binlerce insan İsrail’de sığınaklarda yaşıyor. İsrail 60 yaşında. 60 yaşında 7 kez savaşıp, intifalarla mücadele eden ülke gördünüz mü?

MÜBAREK DURUMU SİZDEN DAHA İYİ BİLİYOR
(Erdoğan’a dönerek) Mübarek durumu sizden daha iyi biliyor. Başkan Abbas da durumu biliyor ve Hamas’ı suçluyor. Hiç kimse Hamas’ın roketlerine tepki göstermedi. Sorun İran’ın Ortadoğu’da hakimiyet kurmak istemesidir. İran Hamas’a roket yolluyor. Karışıklığa neden oluyor. Bizim seçeneğimiz barıştır. (Erdoğan’a dönerek) Siz roketler altında kalsanız tepkiniz ne olur? Burada bir tanımlama sorunu vardır. İsrail için kendi çocuklarının geleceğini korumak çok önemlidir. Ateşkesi biz bozmadık. Gazze’yi kendilerine bırakmıştık. Bizimle niye savaşyıorlar. Biz hiç bir zaman ilk ateşi başlamadık, biz karşılık verdik.Hamas çirkin bir diktatörlüktür. Şu anda Hamas’ın neden olduğu sorunlarla uğraşıyoruz. Gazze’ye yardımı biz değil Hamas engelliyor.

ERDOĞAN: SİZ ÖLDÜRMEYİ İYİ BİLİRSİNİZ
Bu sözler üzerine yeniden söz alan Başbakan Erdoğan Peres’e dönerek “Sayın Peres benden yaşlısın. Sesin çok yüksek çıkıyor.Bu suçluluk psikolojisi. Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz. Plajlardaki çocukları öldürdünüz. Bu insanları öldürenleri alkışlamak insanlık suçudur. (Panel yöneticisine dönerek) Benim için bundan böyle Davos bitmiştir. Davos’a bir daha gelmem”

Erdoğan bu sözlerinin ardından paneli terketti. Daha sonra bir basın açıklaması yaptı Erdoğan ve tavrının ve tepkisinin İsrail ve Peres’in şahsından ziyade, kendisine söz hakkı tanımayan panel yöneticisi olduğunu söyledi. Ne derece inanılır ondan emin değilim ama sonradan öğrendiğimize göre, panel öncesinde Erdoğan gecikmeden kaynaklı bir gerginlik yaşamış ve bu gerginlikle panele başlamış..

Her ne olursa olsun, Erdoğan’ın ülke içindeki ve Doğulu komşularındaki prestiji bir kez daha patlama yaşadı. Sabahın köründe İstanbul’a gelen Erdoğan’ı binlerce kişi sloganlarla ve sevinç nidalarıyla karşılamış.

Bu da Erdoğan’ın yerel seçimlerdeki şansını bir hayli artırdığının işareti olarak görülebilir.

İşin ilginç yanı mainstream olarak adlandırılan yabancı yayın organlarında Erdoğan’ın tepkisinin İsrail ve Türkiye ilişkilerini olumsuz yönde etkileyeceği yönündeyken, Erdoğan’ın tavrının haklı ve yerinde olduğuna ilişkin alternatif görüşler de azımsanmayacak oranda ..

İnanmayacaksınız belki ama ben gerçekten bütün bunları izlerken eğlenmek ve hüzünlenmek arasında gidip gelen bir ruh haline bürünüyorum. Her an herşeyin yaşanabileceği bir ülkede medya sektöründe çalışmak işte bu sebeple bir hayli zevkli..

Advertisement