guz-sancisi Yeni bir 6-7 Eylül vakasının bu topraklardaki Yahudiler için yaşandığını görür müyüz acaba?

Filistin yandaşı-İsrail karşıtı miting ve gösteriler, dükkanların üzerine “Buranın sahibi Yahudidir, alışveriş yapmayınız” yazmalar, caddelerde boy boy afişler, “Sen Musa’nın çocuğu olamazsın” demeler ve en vahimi de devletin üst düzey yetkililerinden gelen Hamas ve Orta Doğu yanlısı söylemler ve eylemler, bunlara çocukların alet edilmesi (Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelen okullarda Gazze’de yaşananlar için her sabah saygı duruşu yapılması çağrıları, bağışlar toplanması vs…)

“Yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan” ikilemini akla getiriyor. Hangisi diğerini körüklüyor, hangisi ötekinin zeminini yaratıyor?

Bir toprağın insanlarını ve o topraklardaki insanların dinine mensup tüm diğer insanları aynı kefeye koymak; devletlerin politikalarını, o politikaların savunucusu ya da eleştiricisi tüm vatandaşlarına ödetmek…

Dış politika en başta üslup sanatı olmalı ki ardından gelecek eylem ne olursa olsun o ülkeyi haklı çıkarabilsin..

Yılmaz Karakoyunlu’nun romanından esinlenerek senaryolaştırılan, 6-7 Eylül olaylarının ele alındığı Güz Sancısı filminin galası yapıldı bu hafta,  zamanlaması şaşırtıcı… Tüm o olayların yaşandığını bilmek içler acısı…

Tarih hep tekerrür mü etmeli bu topraklarda ?

Korktuğumun başımıza gelmemesi ümidiyle..

Advertisement